Faiz nedir?

Finans dünyasının temel taşlarından biri olan faiz, hem bireysel hem de kurumsal ekonomik kararları doğrudan etkileyen kritik bir kavramdır. Peki, bir sermayenin kullanımı karşılığında ödenen bedel olarak tanımlanan faiz tam olarak nedir, farklı türleri nelerdir ve ekonomik dengeleri nasıl etkiler? Faiz oranları kimler tarafından belirlenir, basit ve bileşik faiz arasındaki farklar nelerdir, faiz artışı veya düşüşü ekonomide ne gibi sonuçlar doğurur ve dini açıdan faizin hükmü nedir? Tüm bu soruların cevapları ve faizle ilgili merak edilen detaylar bu kapsamlı rehberde...

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Ekonomi ve finans alanında sıklıkla karşılaşılan faiz kavramı, en yalın tanımıyla ödünç verilen para ya da sermayenin kullanımı karşılığında ödenen ek bedeldir. Genellikle yüzdelik bir oranla ifade edilen bu bedel, kredilerde borçlanmanın maliyetini, mevduatlarda ise birikimlerin getirisini temsil eder. Faiz, ekonomik işleyişin can damarı olup, fonların tasarruf sahiplerinden yatırımcılara veya tüketicilere akmasını sağlayan kritik bir köprü görevi görür. Bu döngü, ekonomik aktivitenin devamlılığı için vazgeçilmezdir.

FAİZ KAVRAMI NE ANLAMA GELİR?

Faiz, ekonomi biliminde iki temel anlamda kullanılır. Birincisi, bir borç anlaşması sonucunda elde edilen gelir oranıdır. İkincisi ise, üretim amaçlı girdi olarak kullanılan sermayenin getiri oranıdır. Her iki anlam da iktisadi açıdan faiz olarak nitelendirilir ve paranın zaman içindeki değerini ifade eder. Borç veren kişi veya kurum için parasını belirli bir süre kullandırmasının karşılığında elde ettiği bir gelirken, borç alan kişi veya kurum için başkasının parasını kullanmanın maliyetidir. Faiz oranları, finansal piyasaların işleyişinde merkezi bir rol oynar ve yatırım, tasarruf, tüketim gibi birçok ekonomik kararı doğrudan etkiler.

FAİZ ORANLARI NASIL BELİRLENİR?

Faiz oranları sabit değildir ve piyasadaki birçok dinamikten etkilenir. Bu oranların belirlenmesinde birden fazla faktör rol oynar ve bu karmaşık mekanizma, küresel ekonomik gelişmelerden yerel enflasyon beklentilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Merkez Bankası Politikaları: Faiz oranlarının belirlenmesindeki en temel ve etkili aktör, ülkelerin merkez bankalarıdır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi merkez bankaları, belirledikleri “politika faizi” ile piyasadaki genel faiz seviyesini doğrudan yönlendirir. Politika faizi, ticari bankaların Merkez Bankası’ndan borçlanırken ödediği orandır. Merkez bankaları, enflasyonu kontrol etmek, ekonomik büyümeyi canlandırmak veya finansal istikrarı sağlamak amacıyla politika faizini artırabilir veya azaltabilir. Politika faizinin yükselmesi, bankaların borçlanma maliyetini artırır ve bu da kredi ve mevduat faiz oranlarına genellikle artış olarak yansır. Tersine, politika faizi düştüğünde, bankaların kredi maliyetleri azalır ve bu da tüketicilere daha düşük faiz oranları olarak sunulabilir.
Enflasyon Beklentileri: Enflasyon, paranın alım gücünün zamanla düşmesidir. Yüksek enflasyon beklentileri, faiz oranlarının yükselmesine neden olur. Yatırımcılar ve tasarruf sahipleri, paralarının değerini korumak için enflasyonun üzerinde bir getiri talep ederler. Bu nedenle, enflasyon ile faiz oranları arasında güçlü bir ilişki bulunur.
Piyasa Koşulları ve Arz-Talep: Faiz oranları, fon arz ve talebi dengesine göre de şekillenir. Ekonominin canlı olduğu ve yatırım iştahının yüksek olduğu dönemlerde kredi talebi artar, bu da faiz oranlarını yukarı çekebilir. Ekonomik durgunluk dönemlerinde ise talebin azalmasıyla faizler düşme eğilimi gösterir.
Risk ve Belirsizlik: Ülkenin ekonomik ve siyasi riskleri, yatırımcıların beklentilerini etkiler. Risk algısı arttığında, bu riski telafi etmek için faiz oranları da yükselir. Ülke risk primi, bankaların faiz oranlarını belirlerken göz önünde bulundurduğu önemli bir faktördür.
Küresel Ekonomik Gelişmeler: Küresel piyasalardaki dalgalanmalar, diğer merkez bankalarının (özellikle ABD Merkez Bankası FED ve Avrupa Merkez Bankası ECB gibi büyük merkez bankalarının) faiz kararları, döviz kurlarındaki oynaklık ve uluslararası yatırımcıların risk algısı gibi makroekonomik veriler de bankaların fiyatlamalarını etkileyen önemli unsurlardır.

Bankalar, faiz oranlarını belirlerken reel faiz oranı, beklenen enflasyon oranı, vade risk primi, temerrüt risk primi ve likidite risk primi gibi faktörlere dikkat eder. Her bankanın bu noktalara farklı ağırlıklar vermesi mümkündür, ancak temel olarak bu kriterler göz önünde bulundurulur.

BAŞLICA FAİZ TÜRLERİ NELERDİR?

Finansal piyasalarda birçok farklı faiz türü bulunur ve her birinin kendine özgü özellikleri ve kullanım alanları vardır. En sık karşılaşılan faiz türleri şunlardır:

BASİT FAİZ NEDİR?

Basit faiz, belirlenen faiz oranının yalnızca başlangıçtaki anapara üzerinden hesaplandığı faiz türüdür. Vade boyunca kazanılan faiz, anaparaya eklenmeden ayrı olarak değerlendirilir. Bu hesaplamada sadece ilk yatırılan anapara dikkate alınır ve eklenen faiz bir sonraki dönemde anaparaya dahil edilmez. Genellikle kısa vadeli borç ve alacaklarda kullanılır. Basit faiz, anapara üzerinden belirli bir oranın doğrudan uygulanmasıdır.

Basit Faiz Hesaplama Örneği:

Anapara: 1.000 TL

Faiz Oranı: %5 (yıllık)

Vade: 3 yıl

Basit Faiz = Anapara x Faiz Oranı x Vade (Yıl)

Basit Faiz = 1.000 TL x 0.05 x 3 = 150 TL

Toplam Geri Ödenecek Tutar = Anapara + Basit Faiz = 1.000 TL + 150 TL = 1.150 TL

Reklam Alanı

BİLEŞİK FAİZ NEDİR?

Bileşik faiz, “faizin de faiz kazanması” prensibine dayanan, her faiz dönemi sonunda kazanılan faizin anaparaya eklenmesi ve bir sonraki dönemde bu yeni toplam tutar üzerinden tekrar faiz hesaplanmasıdır. Bu hesaplama yönteminde faiz art arda eklenerek birikir ve bu birikim süreci yatırımcının elde edeceği getiriyi önemli ölçüde artırır. Uzun vadeli yatırımlarda servet artışını hızlandıran en önemli güç olarak kabul edilir. Bileşik faiz hesaplaması aylık, üç aylık ya da yıllık olarak yapılabilir.

Bileşik Faiz Hesaplama Örneği:

Anapara: 1.000 TL

Yıllık Faiz Oranı: %12

Vade: 1 yıl (aylık bileşik)

1. Ay: 1.000 TL x (0.12 / 12) = 10 TL faiz. Yeni anapara: 1.010 TL.

2. Ay: 1.010 TL x (0.12 / 12) = 10.10 TL faiz. Yeni anapara: 1.020.10 TL.

Bu şekilde devam edildiğinde, 1 yılın sonunda elde edilen toplam tutar 1.000 TL x (1 + 0.12/12)^12 = 1.126,8 TL olacaktır.

Bileşik faiz, basit faize göre uzun vadede çok daha yüksek getiri sağlar. Türkiye’deki yasal mevzuatlar gereği, bileşik faiz hesaplanması bazı istisnalar dışında yasaktır ve bu durum sözleşmede açıkça belirtilmelidir.

NOMİNAL FAİZ NEDİR?

Nominal faiz, bankaların veya finansal kuruluşların ilan ettiği, piyasada gördüğünüz yıllık faiz oranıdır. Enflasyon etkisi dikkate alınmadan belirtilen faiz oranıdır. Örneğin, bir banka mevduat hesabı için %20 faiz uygulayacağını belirtiyorsa bu oran nominal faizdir.

REEL FAİZ NEDİR?

Reel faiz, nominal faizden beklenen enflasyon oranının çıkarılmasıyla bulunan, paranın alım gücündeki gerçek artışı gösteren orandır. Bir yatırımın size reel olarak ne kazandırdığını anlamak için bakılması gereken en önemli göstergedir. Eğer nominal faiz, enflasyon oranından düşükse, reel faiz negatif olur ve bu durumda paranın alım gücü azalır.

MEVDUAT FAİZİ NEDİR?

Mevduat faizi, bankaların hesap sahibi kişilerden topladıkları paralar için ödediği faiz çeşididir. Bankadaki vadeli hesaplarınıza, tasarruflarınıza karşılık bankanın size ödediği faizdir ve birikimlerinizin getirisini temsil eder. Arz-talep dengesi ve piyasa faiz oranları mevduat faizini etkiler. Bankalar, ek likidite ihtiyacı durumunda diğer bankalara göre daha yüksek mevduat faizi belirleyerek daha çok para çekmeyi hedefleyebilir.

KREDİ FAİZİ NEDİR?

Kredi faizi, bankaların bireysel veya kurumsal müşterilerine sağladıkları ihtiyaç, konut ya da ticari krediler gibi borçlara uyguladıkları faiz oranıdır. Tüketici, konut veya taşıt kredisi gibi borç para kullandığınızda bankaya ödediğiniz faizdir ve borçlanmanın maliyetini ifade eder. Kredi faizi; vade, kredi türü, borçlunun kredi risk geçmişi ve piyasa koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

POLİTİKA FAİZİ NEDİR?

Politika faizi, merkez bankaları tarafından belirlenen ve ekonomide önemli bir rol oynayan bir faiz oranıdır. Bu faiz oranı, ekonomideki istikrarı sağlamak, enflasyonu kontrol etmek ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla kullanılır. Merkez bankaları, politika faizini ayarlayarak para arzını etkiler ve böylece ekonomi üzerinde çeşitli etkileri olur. Politika faizinin düşük olması, bankaların daha ucuz likidite sağlaması anlamına gelir ve piyasaya daha düşük faiz oranı ile kredi verilmesini mümkün kılar. Politika faizi yükselirse, bankaların para edinme maliyeti yükselir ve bu da tüketicilere verilecek kredi faiz oranlarını yükseltir.

AKDİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİ NEDİR?

Hukuki açıdan faiz, anapara faizi ve temerrüt faizi olarak ikiye ayrılır.

Akdi Faiz: Bir kredi sözleşmesi gibi yasal bir anlaşmada tarafların karşılıklı olarak anlaştığı, sözleşmede belirtilen faiz oranıdır. Yani, borç ilişkisinin başında taraflarca belirlenen faizdir. Ticari işlerde akdi faiz oranı kural olarak serbestçe belirlenebilir, ancak ahlak kuralları ve aşırı yararlanma (gabin) hükümleriyle sınırları çizilmiştir.
Temerrüt Faizi: Kredi veya borcun vadesinde ödenmemesi durumunda, geciken süre için uygulanan cezai nitelikteki faizdir. Genellikle akdi faizden daha yüksek bir orana sahiptir ve borçlunun ödemede gecikmesi halinde devreye girer.

Kanuni faiz ise, bir hukuki ilişkide uygulanacak faiz oranının belirlenmemesi halinde kanun ile belirlenen faiz oranıdır.

FAİZ ARTARSA EKONOMİYE ETKİLERİ NELERDİR?

Faiz oranlarının yükselmesi, para piyasaları üzerinde önemli etkilere sahiptir ve birçok finansal kararı, yatırım stratejisini ve tüketici davranışını doğrudan etkileyebilir.

Borçlanma Maliyetleri Artar: Faiz oranları yükseldiğinde, bireyler ve kurumlar kredi alırken daha yüksek faiz oranlarıyla karşılaşır. Bu durum, ev, otomobil gibi büyük alımların maliyetini artırır ve kredi kullanımını azaltır.
Tüketici Harcamaları ve Yatırımlar Azalır: Yüksek kredi maliyetleri, tüketici harcamalarını ve işletmelerin yatırım yapma eğilimini yavaşlatır. İşletmelerin borçlanma maliyetleri arttığı için yeni yatırımlar ertelenebilir veya küçültülebilir.
Enflasyon Azalır: Faiz artırımı, ekonomideki para arzını sınırlayarak ve kredi maliyetlerini artırarak toplam talebi düşürür. Talep azaldığında fiyatlar da düşme eğilimine girer ve enflasyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
Tasarruf Eğilimi Artar: Yüksek faiz oranları, tasarruf hesapları ve vadeli mevduat hesapları gibi finansal ürünlerin daha yüksek getiri sunması nedeniyle tasarrufu teşvik edebilir.
Yerel Para Birimi Değer Kazanır: Yüksek politika faizi, ülkeye yabancı sermaye girişini artırır ve yerel para biriminin döviz karşısında değerlenmesine neden olabilir.
Ekonomik Büyüme Yavaşlayabilir: Tüketim ve yatırımlardaki azalma, ekonomik büyümenin yavaşlamasına yol açabilir. İşsizlik artış gösterebilir.

FAİZ DÜŞERSE EKONOMİYE ETKİLERİ NELERDİR?

Faiz oranlarının azalması da piyasalar üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkilere sebep olabilir.

Borçlanma Maliyetleri Azalır: Düşük faiz oranları, borçlanma maliyetini azaltır ve bireylerin ve işletmelerin daha düşük geri ödemelerle kredi ürünlerinden faydalanmasının önünü açar.
Tüketici Harcamaları ve Yatırımlar Artar: Kredi kullanımının artması, tüketim ve yatırım eğilimini artırır. İşletmelerin daha ucuz finansman bulması, yeni yatırımlar yapmalarını ve büyümelerini teşvik eder.
Ekonomik Büyüme Hızlanır: Artan tüketim ve yatırımlar, ekonomik büyümenin hızlanmasına katkıda bulunur ve istihdamı artırabilir.
Enflasyon Artabilir: Daha düşük faiz oranları, para arzının artmasına ve tüketimin yükselmesine neden olarak talep artışına ve dolayısıyla enflasyonun tetiklenmesine yol açabilir.
Yerel Para Birimi Değer Kaybedebilir: Yabancı sermaye çıkışıyla yerel para birimi değer kaybedebilir ve döviz kuru yükselebilir.
Tasarruf Eğilimi Azalır: Düşük mevduat faizleri, tasarruf sahiplerinin paralarını bankada tutma motivasyonunu azaltabilir, çünkü getiriler enflasyon karşısında eriyebilir.

FAİZ HESAPLAMASI NASIL YAPILIR?

Faiz hesaplaması, finansal işlemlerin temel bir bileşenidir ve özellikle yatırım, kredi ve borçlanma gibi alanlarda karşımıza çıkar. Faizin temel hesaplamasında üç ana bileşen bulunur: Anapara (yatırılan veya borç alınan başlangıç miktarı), Faiz Oranı (genellikle yıllık bazda belirlenen yüzdelik değer) ve Vade (paranın ne kadar süreyle işlemde kalacağı).

Basit Faiz Hesaplama Formülü:

Basit Faiz = Anapara x Faiz Oranı x Vade (Yıl)

Eğer vade ay cinsinden ise: Basit Faiz = Anapara x Faiz Oranı x (Vade / 12)

Eğer vade gün cinsinden ise: Basit Faiz = Anapara x Faiz Oranı x (Vade / 360) (Bankacılıkta genellikle 360 gün üzerinden hesaplanır)

Bileşik Faiz Hesaplama Formülü:

Bileşik Faizli Getiri = Anapara x (1 + Dönemsel Faiz Oranı)^Dönem Sayısı

Burada “Dönemsel Faiz Oranı”, yıllık faiz oranının dönemsel olarak bölünmesiyle (örneğin aylık ise 12’ye bölünerek) bulunur. “Dönem Sayısı” ise toplam vadedeki faiz hesaplama dönemlerinin sayısıdır.

Örnek Uygulama (Basit Faiz):

Bir bankadan 10.000 TL kredi aldınız. Yıllık basit faiz oranı %24 ve krediyi 6 ayda ödeyeceksiniz.

Aylık Faiz Oranı = %24 / 12 = %2

Her ay ödenecek faiz = 10.000 TL x 0.02 = 200 TL

Toplam 6 ayda ödenecek faiz = 200 TL x 6 = 1.200 TL

Toplam geri ödenecek tutar = 10.000 TL + 1.200 TL = 11.200 TL

Örnek Uygulama (Bileşik Faiz):

10.000 TL’yi yıllık %12 faiz oranıyla 1 yıl vadeli, 3 ayda bir bileşik faiz ödemeli bir mevduat hesabına yatırdınız.

Dönemsel Faiz Oranı (3 aylık) = %12 / 4 = %3

Dönem Sayısı (1 yılda 3 aylık dönem sayısı) = 4

1. Dönem Sonunda: 10.000 x (1 + 0.03) = 10.300 TL

2. Dönem Sonunda: 10.300 x (1 + 0.03) = 10.609 TL

3. Dönem Sonunda: 10.609 x (1 + 0.03) = 10.927,27 TL

4. Dönem Sonunda (Yıl Sonu): 10.927,27 x (1 + 0.03) = 11.255,09 TL

Toplam elde edilen faiz = 11.255,09 TL – 10.000 TL = 1.255,09 TL.

Bu örnekler, faiz hesaplamalarının temel mantığını anlamanıza yardımcı olacaktır.

DİNİ AÇIDAN FAİZ HARAM MIDIR?

İslam dininde faiz (riba) kesinlikle haram kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde faizin yasaklandığına dair açık hükümler bulunmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı da faizin haram olduğunu açıkça belirtmektedir.

Faizin haram kılınmasının temel nedenleri arasında şunlar yer alır:

Hak Kavramına Aykırılık: Faiz, İslam’ın hukuk ve ahlak sisteminin temelinde yer alan “Hak” kavramına aykırıdır. Hak etmeden kazanç elde etme olarak görülür.
Kul Hakkı: Faiz, kul hakkını hiçe sayarak insanları kolaylıkla aldatmanın yolunu açar. Borçlunun zor durumundan faydalanarak haksız kazanç elde etmeyi içerir.
Tembelliğe Sevk Etme: Faiz, insanları zahmetsiz yoldan para kazanmaya sevk eder, tembelleştirir ve duyarsızlaştırır. İslam, rızkın helal yoldan, emek ve alın teriyle kazanılmasını teşvik eder.
Ekonomik Dengesizlik ve Toplumsal Zararlar: Faiz, ekonomik dengesizliklere yol açar, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar. Toplumda güveni sarsar, dayanışmayı zayıflatır ve servetin belirli ellerde toplanmasına neden olur. Kur’an-ı Kerim’de “Allah, faizden elde edilen malı mahveder. Sadakaları ise artırır, bereketlendirir. Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.” buyrulmaktadır.
Ticaret ile Farkı: İslam, alışverişi (ticareti) helal kılarken, faizi haram kılmıştır. Ticarette risk ve emek varken, faizde risk paylaşımı olmaksızın garanti kazanç beklentisi vardır.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, faizin eninde sonunda sahibine kaybettireceğini ve malın hayrını göstermeyeceğini ifade etmiştir. Bu nedenle Müslümanların faizden uzak durması ve geçimlerini helal yollardan temin etmesi emredilmiştir. Bankacılık sistemindeki faizin, Kur’an’da belirtilen riba ile aynı olup olmadığı konusu zaman zaman tartışılsa da, İslam alimlerinin büyük çoğunluğu günümüz bankacılık faizlerinin de riba kapsamına girdiğini belirtmektedir.

Faiz, modern ekonomilerin vazgeçilmez bir parçası olsa da, bireylerin ve toplumların finansal sağlığı üzerinde derin etkileri olan çok yönlü bir olgudur. Bu rehber, faizin temel prensiplerini, türlerini, ekonomik etkilerini ve dini boyutunu anlamanıza yardımcı olmayı amaçlamıştır. Finansal kararlar alırken bu bilgileri göz önünde bulundurmak, daha bilinçli ve sağlam adımlar atmanızı sağlayacaktır.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir